
Rpg denince aklıma hep kılıç, kalkan, elf, cüce, büyü gibi kavramlar gelir. Bu kavramları içermeyen rpg oyunlarına çok aşina değilim. Bu yüzden Mass Effect benim için farklı bir deneyim oldu. Hatta uzun zamandır iyi bir rpg ve uzay temalı bilim kurgu oynamamıştım. Bu ikisini bir arada görünce, karlı bir işe girişen tüccar gibi ellerimi ovalayarak atladım Mass Effect'e.
Her rpg de olduğu gibi karakterinizin sınıfını ve görünüşünü seçerek başlıyorsunuz oyuna. Karakter özelleşitrme menüsü tatmin edici ama ben karakterimin görünüşüne pek dokunmadım çünkü hikayemizin üzerine kurulu olduğu John Shepard'ı değiştirmek hikaye ile karakter arasındaki bağı koparıyor sanki. Yapımcının bize sunduğu haliyle John Shepard gayet uygun.
Sınıflar arasında ise Shepard'a yakışanı solider ama sırf bu yüzden diğer sınıfları oynamaktan mahrum kalmak olmaz. İlk oynayışımda solider seçerek başladım oyuna.
Oyun daha başında John Sheapard'ın bir kurtarıcı rolü olduğunu gözümüze sokuyor(ya ne yapacaktı :)). John Shepard sadece galaksi için değil galaksideki birlik içerisinde yeni olan insan ırkının söz sahibi olabilmesi için de önemli birisi. Başlangıçta küçük bir iktidar oyunu zannettiğiniz olayların altından bütün galaksiyi ilgilendirecek ilginç meselelerin çıkması beni etkilemeyi başardı. Hikaye her nekadar böylesi süprizleri barındırsa da oyun içerisinde bazı klişeler de mevcut. Mesela; yarattığı yapay zekaya gezegenini kaptırıp uzayda ordan oraya seyahat etmek zorunda kalan bir ırk bkz. Battle Star Galactica. Ama iyi kotarılmış bir hikaye bunları görmezden gelmem için hatırı sayılır sebepler veriyor.
Oyunun savaş sistemi ve silahlar da oldukça sıradan. Bir silahı yenisiyle değiştirdiğinizde elde edebileceğiniz en büyük yenilik silahın verdiği zarar ve birkaç değişik özellikten ileri gitmiyor. Bu durum çeşitli upgradeler ile biraz çeşitlendirilmeye çalışılmışsa da çok da başarılı olamamış. Gerçi rpg oyunlarında yaratıcı silahlar görmek alışılmış bir durum değildir. Burada oyuna renk katan değişik büyüler olur genelde. Büyü demişken; Mass Effec'te büyünün yerini biotic yetenekler almış. Bu yetenekleri biotic sınıfları kullanabiliyor. Ama yine de savaşlara büyü gibi eğlence kattığını söyleyemem. Bir de savaşlardaki siper alma sistemi gayet kullanışlı olmuş. Bunu söylemeden geçmeyeyim :).
Siper alma sistemi. Rpg nin olmazsa olmaz yan karakterleri ise oldukça başarılı. Helebir Urdont Wrex
var ki evlere şenlik. Birçok oyuncunun en sevdiği karakter oldu.
Oyundaki yan görevler ise gayet sıkıcı. Her nekadar iyi getirisi olsa da yapmayı hiç istemediğim türden... İlk yan görev için bir gezegene mako ile indiğimde o atmosfer beni çok etkilemişti. Bir de tesadüftür ki o gezegen bir çöl gezegeni ve bulunduğum yerde de bir kum solucanı benzeri yaratık vardı. Dune serisini sevdiğim için çok özel bir manzaraidi bu benim için. Ama sonra anladım ki bu gezegenin hiçbir erarengiz tarafı olmamakla bereaber görev de bayağı bi angarya.
Ayrıca o kum solucanı benzeri yaratık da gittiğim her gezegende karşıma çıkan bir yaratık olunca epey bir hayal kırıklığı yarattı. Bir türün nasıl hem çöl iklimi hem de tundura ikliminde hayatta kalır birinin bana açıklaması lazım. Ayrıca hangi yüzyılda olursa olsun bu mako denen aracı tasarlayan adamları işten atmalı. Ben böyle sinir bir araç görmedim.

İşte mako ve işte gereksiz bir yan görev.Mass Effect hernekadar bazı kusurları bulunsa da rpg sever için kaçırılmaması gereken bir oyun olduğunu düşünüyorum. Canım yandığı için son söz olarak şunu ekliyorum; yan görevler böyle olmamalıydı.