12 Temmuz 2009 Pazar

Race Driver: Grid

Yarış oyunlarında simülasyon tercihimdir. Aslında sadece yarış oyunlarında değil, bir araç kullanma üzerine kurulmuş her türlü oyunun simülasyon olmasını isteme gibi kötü bir alışkanlığım var. O nedenle Nfs: Underground serisini bir türlü sevememişimdir. Kimisi önemli olanın hız ve eğlence olduğunu söyler ama bunu bir türlü anlayamam; Çarptığında birşeyler kaybetme riski olmayacaksa ne yapayım ben o hızı. Hem hızı hissettiren aracın gerçekçi tepkileridir. Neyse ben niye Nfs ile uğraşıyorum ki konumuz Grid.

Grid'de Underground'ın(Underground'a takıldım) aksine pistlerde mücadele veriyoruz. Bu mücadeleye başka takımlar için yarışan sürücü olarak başlıyor daha sonra kendi takımımızı kurup takım arkadaşları edinebiliyoruz. Saçma sapan yarış oyunu senaryolarının yerine gayet anlamlı hedefler sunan bir kariyer modumuz var yani.
Pist yarışlarının tadı da bir ayrı. Seyirciler güzel bir atmosfer yaratıyorlar. Ayrıca mukavvadan değiller. Araç içi kameradan oynarken profosyonel bir yarış izliyor hissini veriyor oyun. Bu arada hasar modellemeside oldukça başarılı. Aracınızın aldığı hasar sadece görünüşte değil performansta da kayıplara neden oluyor. Hatta çok fazla hasar alırsanız yarış dışı kalma ihtimaliniz bile var.
Araç çeşitliliğini biraz az buldum. Tamam klasik araçlardan formula 3 aracaına kadar bir çok sınıftan araç mevcut ama her sınıf için pek farklı seçenek yok. Oyunun güzel bir yanı da gerçek pistler. Istanbul park ve Hockenheim gibi gerçek pistlerde yarışma imaknımız var.

Oyun simülasyona yakınlığı başta olmak üzere yazdığım diğer özellikleri ile beni cezbetti. Need For Speed: Shift geldikten sonra durum ne olur bilmem ama şimdilik pc de pistlerin kralı Grid.