
Geçenlerde bu kitabı, devam ettiğim ingizce kursunun kütüphanesinde gördüm ve ilk okduğum anlar geldi hemen aklıma. Bu aralar da blogu güncel tutmak için konu arıyordum zaten. İyi oldu hatırladığım. Öncelikle şunu söyleyeyim bu yazıda kitap eleştirisi yapmak gibi bir niyetim yok. İstesem de yapamam zaten. Kitap hakkındaki naçizane düşüncelerim sadece bunlar.
Elenium serisinin bendeki yeri büyüktür. Beni fantastik kurgu alemine bağlayan ikinci önemli eserdir Elenium. Birincisini söylemeye gerek yok sanırım. Evet Yüzüklerin Efendisi. Aslında fantastik kurgu severler Ejderha Mızrağı'na Elenium'dan daha çok önem vermişlerdir ama henüz o serinin sadece ilk kitabını okuduğum için birşey diyemeyeceğim. Neyse lafı çok uzattım kitaba geçiyorum.
Bu seri üç kitaptan oluşur.
1 Elmas Taht
Hikaye kahramanımız şovalye Sparhawk'ın sürgünden dönmesi ile başlar. Sparhawk döner dönmez kendisni büyük bir komplonun içerisinde bulur. Kraliçe Ehlena bir suikast sonucu zehirlenmiştir ve yaşamı nerdeyse pamuk ipliğine bağlıdır. Sparhawk onu kurtarmak için herşeyi göze alır ama bilmiyordur ki bu suikastın arkasında hayal bile edemeyeceği güçler vardır.
İlk kitap genel olarak hikaye ye giriş niteliğinde ama emin olun 2. kitabı okuma gerekliliğini hissettiriyor.
2 Yakut Şovalye
2. kitapta işler Sparhawk ve dostlarının hiç beklemediği şekilde gelişir. Olay oldukça karmaşık hale gelmiştir. Sadece efsanelerde duyulacak olaylar görülmeye başlar. Fakat ekibin henüz tam olarak ne olup bittiğinden haberi yoktur.
İkinci kitabı ben öncekine göre daha heycanlı buldum. İlk kitaba göre daha çok atraksiyon içermesi bunun başlıca sebebidir kanımca.
3 Safir Gül
Artık olaylar burada çözümlenir. Tüm anormal olayların asıl sebebi ortaya çıkar. Sparhawk çok büyük bir mücadelenin içerisinde bulur kendini ve bu mücadelenin sonucu sadece kendi hayatını değil bütün dünyayı değiştirecektir.
Elenium serisine genel olarak bakarsak eksik olan yönü yeterince merak uyandırabilen bir fantsatik evren sunamayışıdr. Bu eksiğini renkli karakterleri ile kapatır. Şiddet ve cinsellik daha ön plandadır. Bu özellikleri Stephen King kitaplarını hatırlatmıştı bana. Diyeceğim o ki Yüzüklerin Efendisi'ndeki fantastik derinlik bu kitapta yok. Ama bu onun okunmaması gereken bir kitap olduğunu göstemiyor. Gerçekten zaman ayırdığıma değmiştir.